<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Business arşivleri | Gelecek Postası</title>
	<atom:link href="https://www.gelecekpostasi.info/category/business/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.gelecekpostasi.info/category/business/</link>
	<description>Dijital D&#252;nya ve Sosyal Medya'dan En Son Haberler</description>
	<lastBuildDate>Thu, 10 Nov 2022 06:28:41 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.5.5</generator>

<image>
	<url>https://www.gelecekpostasi.info/wp-content/uploads/2018/03/cropped-512x512-32x32.jpg</url>
	<title>Business arşivleri | Gelecek Postası</title>
	<link>https://www.gelecekpostasi.info/category/business/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Route to Market Stratejisi Nedir?</title>
		<link>https://www.gelecekpostasi.info/business/route-to-market-stratejisi-nedir/</link>
					<comments>https://www.gelecekpostasi.info/business/route-to-market-stratejisi-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mert Altuntaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Nov 2021 13:09:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Business]]></category>
		<category><![CDATA[Route to Market]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gelecekpostasi.info/?p=1820</guid>

					<description><![CDATA[<p><a href="https://www.gelecekpostasi.info">Gelecek Postası</a><br />
<a href="https://www.gelecekpostasi.info">Gelecek Postası - Dijital D&uuml;nya ve Sosyal Medya&#039;dan En Son Haberler</a></p>
<p>ROUTE TO MARKET NEDİR? Elinizde tüketiciye ulaştırmanız gereken bir ürün var ve nasıl bir strateji izleyeceğinizi bilmiyor musunuz? Panik yapmanıza gerek yok çünkü bu olay çokça üreticinin karşılaştığı bir durum. Sebebi ise ürününüzü tüketiciye sunarken tercih edebileceğiniz kanal sayısının bir hayli fazla olması. Bu durumda izleyeceğiniz yolun stratejik ve size maksimum fayda sağlayabilecek şekilde kurgulanması gerekiyor. Neyi satacağınızın yanında nasıl satacağınızın da önemi büyük. Şirketinizin maksimum gelir getirmesinin yanında kârınızı da maksimize edebilmek için sadece pazarlama kanallarını doğru bir şekilde ayırıp tanımlamak yetmeyebilir. Kanalları ayırırken aynı zamanda birbirleriyle uyumlu şekilde çalışmasını sağlamak da sorumluluğunuzda olmalı. Bugün üzerinde duracağımız pazarlama metodlarından </p>
<p><a href="https://www.gelecekpostasi.info/business/route-to-market-stratejisi-nedir/">Route to Market Stratejisi Nedir?</a><br />
<a href="https://www.gelecekpostasi.info/author/admin/">Mert Altuntaş</a></p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://www.gelecekpostasi.info">Gelecek Postası</a><br />
<a href="https://www.gelecekpostasi.info">Gelecek Postası - Dijital D&uuml;nya ve Sosyal Medya&#039;dan En Son Haberler</a></p>

<h3 class="wp-block-heading"><strong>ROUTE TO MARKET
NEDİR?</strong></h3>



<p>Elinizde tüketiciye ulaştırmanız gereken bir ürün var ve
nasıl bir strateji izleyeceğinizi bilmiyor musunuz? Panik yapmanıza gerek yok
çünkü bu olay çokça üreticinin karşılaştığı bir durum. Sebebi ise ürününüzü
tüketiciye sunarken tercih edebileceğiniz kanal sayısının bir hayli fazla
olması. Bu durumda izleyeceğiniz yolun stratejik ve size maksimum fayda
sağlayabilecek şekilde kurgulanması gerekiyor. Neyi satacağınızın yanında nasıl
satacağınızın da önemi büyük. Şirketinizin maksimum gelir getirmesinin yanında
kârınızı da maksimize edebilmek için sadece pazarlama kanallarını doğru bir
şekilde ayırıp tanımlamak yetmeyebilir. Kanalları ayırırken aynı zamanda
birbirleriyle uyumlu şekilde çalışmasını sağlamak da sorumluluğunuzda olmalı. Bugün
üzerinde duracağımız pazarlama metodlarından biri olan Route-to-Market de bu
noktada devreye giriyor. Bu stratejiyi nasıl uygulayabiliriz, neden seçmeliyiz
ve diğer detaylara gelmeden önce Route-To-Market’in basit tanımına göz atalım.
Birçok kaynağa göre RtM: Ürününüzü hedef kitlenize ulaştırabilmek için hangi
dağıtım kanallarını tercih ettiğinizi gösteren bir strateji olarak
tanımlanıyor. Faaliyet gösterdiğiniz pazarda düzenli bir büyüme istiyorsanız ya
da işletmenizde belirlediğiniz bir hedefiniz varsa bu yöntem size yardımcı olabilir.
RtM stratejisini sıfırdan kurabilirsiniz ya da mevcut stratejinizi daha efektif
olacak şekilde değiştirebilirsiniz. Gelelim stratejiyi nasıl oluşturacağınıza…</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>ROUTE to MARKET STRATEJİSİNİ OLUŞTURMAYA BAŞLAMAK</strong></h3>



<p>RtM tarafında daha stratejik ilerleyebilmek için mevcut
durumu iyi analiz etmek gerekiyor. Güncel dağıtım kanalı stratejinize
baktığınızda,ürünlerinizi tüketicinize ulaştırırken ne tür kanalları
kullanıyorsunuz? Yoksa yeni bir oluşum içerisinde dağıtım kanalı yapısını
baştan mı kurmak üzeresiniz? Henüz oturmamış bir sisteme sahipseniz bazı
noktaları netleştimekte fayda var. Ürününüze ait satış beklentinizden tutun da fiyatlandırma,dağıtım
hatta teşhir stratejinize kadar her bir detayı doğru kugulamanız gerekiyor. Son
müşteriye dokunana kadar önünüzde bol miktarda satış kanalı opsiyonunuzun
olduğunu ve bu kanalları en efektif nasıl kullanmanız gerektiğinin stratejisini
oluşturmalısınız. Unutmamanız gerekiyor ki stratejik bir biçimde oluşturulmamış
bir RtM planı size ekstra maliyet, daha da önemlisi son müşteriye ulaşmak için verimsiz
bir kanal kullanımı getirecektir.</p>



<p>Yukarıda ilettiğim bazı noktaların belirli bir strateji kurgusuyla netleşen değişkenler olduğunu unutmamak lazım. Örneğin dağıtım kanalını belirlerken ürünün bu kanallara transferini kaç adet aracı üzerinden yapılacağı ve bunları ayrı ayrı maliyetinin doğru şekilde öngörülmesi gerekir. Ya da her bir kanalın kendine ait dinamiklerini iyi kavrayıp çıkarımların gerçeğe en yakın şekilde yapılması şarttır. Kanallardaki dükkan sayılarının farklı olması, kanallara göre çalışma prensipleri, size sağlayacakları servisler ve her bir kanalın ayrı fiyat politikası bu faktörlerden sadece birkaçını kapsıyor. </p>



<p>    </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="data:image/gif;base64,R0lGODlhAQABAAAAACH5BAEKAAEALAAAAAABAAEAAAICTAEAOw==" data-layzr="https://www.gelecekpostasi.info/wp-content/uploads/2021/11/image-1.png" alt="" class="wp-image-1822"/></figure>



<p class="has-small-font-size"><strong><em>*Üstteki tabloda L’oeral’in Doğu Afrika özelinde oluşturduğu örnek RtM kanalını görebilirsiniz</em></strong></p>



<p>RtM konusunda kesin bir doğru ya da kesin bir yanlış vardır
demek doğru değil. Her bir yolun ürünü tüketiciyle buluşturmada farklı
katkıları olabiliyor. Bunun yanında her bir kanalın aynı müşteriye
dokunmadığını da biliyoruz. Kanal yapınızı oluştururken tüketicinizi gerçekten
tanımazsanız işler baştan zorlaşmaya başlayacaktır. Stratejinizin başlangıç
noktasını olabilecek en basit ve doğrudan satış kanallarıyla belirleyip
müşterilerimin ürünümü nereden en rahat almasını istiyorum sorusuna cevap
aramakla başlayabilirsiniz.</p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>Diğer Öneriler</strong></h4>



<p>Tüm bunlara ek olarak yazının devamında göreceğiniz 20 adım üzerinden kurgunuzu hazırlayabilirsiniz. Pek çok revizeyi yol üzerinde gerçekleştirip verimli görmediğiniz kısımları farklı methodlarla değiştirmek sürecin sonunda size zaman kazandıracaktır. Atacağınız adımlar nihai olarak kâr ve gelirinizi maksimize etmeye yönelik olacağından satış kanal yapınızı kurduktan sonra düzenli aralıklarla ROI takibi yapmanız önem arz eder. Performans ölçümü yaparken faaliyet içindeki her bir satış noktasının satış performansını ayrı ayrı değerlendirmeniz sizin için oldukça faydalı olacaktır. ROI bazlı ve mikro anlamdaki değerlendirmeleri size sağlayacağı fayda ise basittir: Satış Kanalı stratejisinden uyguladığınız her bir yolun gerçek maliyetini hesapladığınız takdirde ROI üzerinden hangilerinin gerçekten verimli olduğunu saptayabilirsiniz. Böylece verimsiz kanalları eleyerek daha etkin bir strateji üzerinden yolunuza devam edersiniz. &nbsp;</p>



<p>Route to Market Stratejisi için 20 adım kısmına geçmeden iki
noktaya daha değinmek istedim: <strong>Sürpriz
Rotalar </strong>ve <strong>Çoklu &amp; Tamamlayıcı
Rotalar</strong>. Sürpriz rotalara gelecek olursak, bazı markalar pazarda
bilinirliği yüksek ürün ve hizmetleri beklenmedik yolları kullanarak başarılı
bir şekilde satışını yapabilir. Mutfak saklama kapları üreten Tupperware’ın
satış kanalı olarak kadınların ev toplantılarını belirlemesi buna en güzel
örnek bence. Diğer madde olan çoklu-tamamlayıcı rotalar ise adından da
anlaşılacağı gibi birden fazla satış kanalı belirleyerek farklı kitlelere
ulaşmak ve ulaşırken her bir kanalın ayrıca performansını ölçmek. İşe yaramayan
kanaldaki müşterilerinize ulaşmak için her zaman alternatif yollar vardır bunu
unutmayın.</p>



<p>Gelelim RtM’in 20 adımına: </p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>ROUTE to MARKET’E 20 ADIM</strong></h3>



<p>Bu konu üzerine makaleler okurken 20 seneden daha uzun bir süredir ticaret departmanında çalışan, &nbsp;dağıtım stratejisi üzerine ihtisas yapıp “Route-To-Market Üzerine 20 Adım” stratejisini geliştiren Ross Marie’nin çalışmasına denk geldim. Operasyonel taraf, ticari içgörüler ve başarılı uygulamaların beraber değerlendirilmesiyle ortaya çıkan bu çalışma RtM stratejisi oluşturma üzerine oldukça faydalı bilgiler içeriyor. Aşağıdaki görselde 20 adım stratejisinin adımlarını görebilirsiniz:</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="data:image/gif;base64,R0lGODlhAQABAAAAACH5BAEKAAEALAAAAAABAAEAAAICTAEAOw==" data-layzr="https://www.gelecekpostasi.info/wp-content/uploads/2021/11/image.png" alt="" class="wp-image-1821"/></figure>



<p>Bu adımları biraz daha detaylı değerlendirirsek:</p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>1-DEĞERLENDİRME</strong></h4>



<p><strong>Adım 1 –</strong> <strong>Mevcut RtM Performansınızı Gözden Geçirin </strong>Öncelikle
şunu belirtmek gerekiyor ki öncelikle mevcut dağıtım kanalı stratejinizin
üzerinden geçip onu iyi anlamakta fayda var. Çünkü mevcut durumu iyi bilir,
eksiklerinizi doğru analiz ederseniz stratejinizi daha efektif şekilde
kurgulayabilirsiniz. </p>



<p><strong>Adım 2 – Tüketicinizi
ve Bulunduğunuz Pazarı Haritalama</strong> Tüketici davranışları ve trendleri,
Ticari Dinamiklere Bakış, Satış Noktaları, Rekabetin Kızıştığı Alanların
detaylı analiz edilmesi gerekiyor.</p>



<p><strong>Adım 3 – Dağıtıcının
Analizi </strong>Dağıtıcılarınızı ziyaret ederek performanslarını ayrı ayrı
değerlendirin.</p>



<p><strong>Adım 4 – Rekabet
Analizi </strong>Rakiplerin de dahil olduğu detaylı SWOT analizi.</p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>2-STRATEJİ</strong></h4>



<p><strong>Adım 5 &#8211; RtM&nbsp;Stratejisi &amp; 4D Yaklaşımı</strong> Rtm’ye yaklaşımınızın ticari hedeflerinizle paralel olması gerekiyor. Distribution, Display, Dialogue ve Digital’den oluşan 4 ana konuya ait gereksinimleri tanımlamak da önemli. 4D yaklaşımına ait detayları <a target="_blank" href="https://supplychain.enchange.com/digital-in-fmcg-route-to-market-is-much-more-than-an-online-ordering-platform">linkten</a> inceleyebilirsiniz.</p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>3- TASARIM</strong></h4>



<p><strong>Adım 6 – Outlet
Sınıflandırması </strong>Değerli bulduğunuz RtM kaynaklarının doğru outlet
mağazalarıyla eşleştirilmesi. Her bir perakende mağazasını ayrı ayrı
değerlendirmek ve ön plana çıkanları ayırt etmek.</p>



<p><strong>Adım 7 – Kanal
Sınıflandırması </strong>Ana ve alt kanalları değerlendirme, önceliklendirme ve
tanımlama.</p>



<p><strong>Adım 8 – Alan
Planlaması </strong>Coğrafi analiz, Pazar haritalandırması, Ticari kapsama alanı
tespiti.</p>



<p><strong>Adım 9 – RtM
Yapılandırması </strong>Sahanın Gücü ve Arka Ofise ait satış performansı,
etkinlikler, müşteri hizmetleri, telepazarlama gibi performansların
değerlendirilmesi.</p>



<p><strong>Adım 10 – Veriler ve
Metrikler</strong> Mevcut kapasitenizi planlayıp, yeni veri ihtiyaçlarını, gelir
yönetim modelini, yeni KPI’larınızın üzerinden geçin.</p>



<p><strong>Adım 11 – Satışa
Teşvik Progamı </strong>Başarı kriterlerini, hacimsel olarak yeni hedefleri, satış
noktaları özelinde belirleme.</p>



<p><strong>Adım 12 – Satış
Araçları Envanteri&nbsp; </strong>Satış
noktalarının yönetimi ve yeni yerlerin hayata geçirilmesi, Siparişlerin
teslimatı sürecindeki olmazsa olmazları belirleme, sipariş methodları, satış
teşvikleri ve terfilerin kararlaştırılması. </p>



<p><strong>Adım 13 – Ticari
Teşvik Programı&nbsp; </strong>Başarıların
değerlendirilmesi, sadakat programı ödülleri ve geliştirme süreci.</p>



<p><strong>Adım 14 – Teknoloji&nbsp; </strong>CRM için teknolojik gereklilikleri
belirleme, RtM Veri Analitiği, Müşteri Rıza Bildirgesinin Şartlarının Takibi.</p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>4- UYGULAMA</strong></h4>



<p><strong>Adım 15 – Dağıtım
Partnerlik Programı&nbsp; </strong>Her bir dağıtıcı
için strateji, yaklaşım ve gelişim planı belirleme. </p>



<p><strong>Adım 16 – Üçüncü Derece Partnerlikler&nbsp; </strong>Mevcut dağıtıcıların ihtiyaçlarına ve sorunlarına bağlı olarak 3. Parti partnerlik yapısı kurarak uygulamaya geçirmek. 3.Parti partnerliklere daha detaylı bakmak için <a target="_blank" href="https://supplychain.enchange.com/form-lasting-alliances-with-key-fmcg-customers-at-almost-zero-cost-how-third-degree-partnerships-3dps">tıklayınız</a>.</p>



<p><strong>Adım 17 – Kilit
Müşteri Yönetimi</strong> Kilit müşterilerin ihtiyaçlarını saptamak, ilişkilerin
yönetimi ve anlaşmalar, ticari konulardaki geliştirmeler ve uygulamalarla
beraber Kilit Müşteri Eğitimleri.&nbsp; </p>



<p><strong>Adım 18 – Eğitimler
ve Yükseltmeler </strong>Yeni programın Route-to-Market konseptini tam anlamıyla
kapsaması, devamlı gelişim açısından RtM Hazırlık programının iyice
benimsenmesi.</p>



<p><strong>Adım 19 – Fonksiyonel
Entegrasyon </strong>Başta pazarlama ve tedarik zinciri olmak üzere diğer yapılara
RtM’i ayrıntılarıyla planlayıp uygulamaya koymak. Bunların yanında Finans,
Operasyon, IT&amp;HR gibi yapılara da dokunması şart.</p>



<p><strong>Adım 20 – Kültür ve
Liderlik&nbsp; </strong>Yöneticiler ve CEO’nun
aktif olarak desteklediği destekleyici değişim planlamasını uygulamaya koymak.
Yeni Route-to-Market stratejisini Satış ve Operasyonel Planlamaya dahil etmek.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>SONSÖZ OLARAK</strong></h3>



<p>Yazımı okuduysanız Route-To-Market stratejisini başarılı bir şekilde hayata geçirmenin pek de kolay olmadığını düşünebilirsiniz.Stratejinizin adımlarını hazırlayıp aksiyona geçmeden önce bu strateji özelinde önerilen adımların her markaya uygun olmayabileceğini söylemek gerekiyor. Bir FMCG markası ile Otomotiv ya da Turizm Sektöründeki bir markanın bu konuda izleyeceği yol birbirinden tamamen farklı olabilir. Buradaki farklılığın sebebini müşteri, altyapı, ciro beklentisi gibi onlarca faktör etkileyebilir. Bundan dolayı yazıda söz ettiğim stratejik adımlar da dahil RtM için tek bir doğru yol&nbsp; olmadığını belirtmeliyim. RtM sitemini oluştururken koyduğunuz her tuğlanın, karar verdiğiniz her bir dağıtım kanalını avantajları ve dezavantajları mevcut. Bu noktada hangi yol benim ürünüm ve stratejim için en uygun olur kısmında karar verecek olan sizsiniz. Çünkü unutmayın ki markanızı ve hedef kitlenizi sizden iyi kimse tanıyamaz. </p>



<p>Bir sonraki yazıya dek hoşçakalın&#8230;</p>
<p><a href="https://www.gelecekpostasi.info/business/route-to-market-stratejisi-nedir/">Route to Market Stratejisi Nedir?</a><br />
<a href="https://www.gelecekpostasi.info/author/admin/">Mert Altuntaş</a></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.gelecekpostasi.info/business/route-to-market-stratejisi-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cannes Lions 2021 Titanium Kategorisi Değerlendirmesi</title>
		<link>https://www.gelecekpostasi.info/business/cannes-lions-2021-titanium-kategorisi-degerlendirmesi/</link>
					<comments>https://www.gelecekpostasi.info/business/cannes-lions-2021-titanium-kategorisi-degerlendirmesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mert Altuntaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 Jul 2021 10:39:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Business]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gelecekpostasi.info/?p=1806</guid>

					<description><![CDATA[<p><a href="https://www.gelecekpostasi.info">Gelecek Postası</a><br />
<a href="https://www.gelecekpostasi.info">Gelecek Postası - Dijital D&uuml;nya ve Sosyal Medya&#039;dan En Son Haberler</a></p>
<p>Cannes Lions Hakkında Fransa’nın Cannes şehri yakın zamanda büyük bir organizasyona sahne oldu. Genelde film festivali denince akla gelen bu küçük Güney Fransa şehri bu sefer reklamcılar için oldukça prestijli bir yere sahip “Cannes Lions” adlı uluslararası yaratıcılık festivaline ev sahipliği yaptı. Tam adı “Cannes Lions Uluslararası Yaratıcılık Festivali” olan bu etkinlik 1954 yılından bu yana her sene dünyanın dört bir yanından gelen reklamcıları ağırlıyor. Bu festival kapsamında yaratıcı ve başarılı işlerin ödüllendirilmesinin yanında iletişim sektöründen insanlarla yeni bağlantılar kurma fırsatı, faydalı fikir paylaşımları ile ilham kaynağı olan sunumlar ve interaktif atölyeler, oturumlar düzenleniyor. Birçok reklamcının kariyerinde çok önemli bir </p>
<p><a href="https://www.gelecekpostasi.info/business/cannes-lions-2021-titanium-kategorisi-degerlendirmesi/">Cannes Lions 2021 Titanium Kategorisi Değerlendirmesi</a><br />
<a href="https://www.gelecekpostasi.info/author/admin/">Mert Altuntaş</a></p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://www.gelecekpostasi.info">Gelecek Postası</a><br />
<a href="https://www.gelecekpostasi.info">Gelecek Postası - Dijital D&uuml;nya ve Sosyal Medya&#039;dan En Son Haberler</a></p>

<h3 class="wp-block-heading"><strong>Cannes Lions Hakkında</strong></h3>



<p>Fransa’nın Cannes şehri yakın zamanda büyük bir organizasyona sahne oldu. Genelde film festivali denince akla gelen bu küçük Güney Fransa şehri bu sefer reklamcılar için oldukça prestijli bir yere sahip “Cannes Lions” adlı uluslararası yaratıcılık festivaline ev sahipliği yaptı. Tam adı “Cannes Lions Uluslararası Yaratıcılık Festivali” olan bu etkinlik 1954 yılından bu yana her sene dünyanın dört bir yanından gelen reklamcıları ağırlıyor. Bu festival kapsamında yaratıcı ve başarılı işlerin ödüllendirilmesinin yanında iletişim sektöründen insanlarla yeni bağlantılar kurma fırsatı, faydalı fikir paylaşımları ile ilham kaynağı olan sunumlar ve interaktif atölyeler, oturumlar düzenleniyor. Birçok reklamcının kariyerinde çok önemli bir yere sahip olan bu organizasyonda ödül almak hatta projelerle katılım sağlamak bile oldukça prestijli bir durum sayılıyor. </p>



<p>Bu sene 21-25 Haziran tarihleri arasında gerçekleşen Cannes Lions 2021 pandemi sebebiyle tamamen dijital olarak gerçekleşti. Büyük çapta pek çok organizasyon gibi bu prestijli etkinliğin online yayınlanmasının yanında bilet fiyatları da dudak uçuklatacak kadar yüksek. 250 Euro civarında satılan biletler her ne kadar yüksek görünse de iletişimciler ve reklamcıların Cannes Lions’a gösterdiği ilgi azımsanmayacak düzeyde. Ödül için katılan markalar iletişim stratejilerinin parçası olarak sadece anlattıkları hikayeleri değil tüketiciyle kurdukları bağı da efektif hale gitirip bunu anlatmak istiyorlar. Etkinliğin en çok rağbet gösterilen kısmı ise şüphesiz ki ödüller kısmı. İnovasyon, Yaratıcılık, Mobil, Marka deneyimi ve bunlar gibi daha birçok kategoride ödüllerin dağıtıldığı Cannes Lions’a ait bugünkü yazımda, en çok ilgimi çeken Titanium kategorisindeki başarılı işleri sizlere özetleyeceğim. Başarılı işlere geçmeden önce yarışmanın kapsamı, kategoriler ve değerlendirme sürecine dair biraz daha detay vermenin faydalı olacağını düşündüm. </p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Başvuru Süreci, Kategoriler ve Diğer Detaylar</strong></h3>



<p>Geçtiğimiz sene Co-vid nedeniyle Ekim’e ertelenen, sonrasında artan vakalardan dolayı iptal edilen Cannes Lions’da bu sene hem 2020 yılının hem de 2021 yılının projeleri değerlendirildi. Virüs dolayısıyla istisnai bazı durumların olduğu etkinlikte ödüllerin dağıtılması sürecinde de farklılıklar oldu. Virüs öncesi her bir kategori için o sene işlerine verilen “Grand Prix” ödülü mevcutken geçtiğimiz sene etkinlik iptal edildiği için bu sefer son iki seneye ait işler değerlendirilerek ayrı ayrı büyük ödül verme seçeneği kabul edildi.</p>



<p>Başvuru sürecine geldiğimizde, 14 Ekim 2020 tarihinde başlayıp 15 Nisan 2021’e kadar süren Cannes Lions başvuru sürecinde katılımcılar için <a target="_blank" href="https://www.canneslions.com/support/awards-support/summary-of-the-rules">linkte</a>   paylaştığım kurallar üzerinden ilerlendi. Başvuru yapacak ekiplerin işlerini kolaylaştırmak amaçlı oldukça detaylı ve anlaşılır şekilde süreci anlatan Başlangıç Kit’leri dijital ortamdan sunuldu. Katılım ücretleri 4 farklı skaladan medyana geldi. Ekipler 11 Mart öncesinde başvuru yaptıkları takdirde indirimli başvuru ücretinden yararlanma hakkından faydalanırken bu tarihten sonraki her başvuruları için iki haftada bir artan düzeyde ücret ödemek zorunda kaldı.</p>



<p>Bunun dışında tamamen dijital gerçekleştirilen etkinlik için başvuru materyallerinin hepsinin dijital ortamdan teslim edilmesi şartı getirildi. Özellikle kanıt olarak kabul edilen Outdoor, Basılı Yayın ve diğer endüstri materyallerinin fiziksel versiyonlarından ziyade dijital versiyonlarının teslim edilmesi gerektiğinin altı özellikle çizildi. </p>



<p>Başvuruların değerlendirilme süreci nasıl işliyor derseniz, başvurulan işin final versiyonuyla beraber ödenen başvuru ücreti sonrası “Ödül uzmanları” projenizi inceliyor. Olumlu gördüğü takdirde jüriye sunuyorlar. Netleştirilmesi gereken konular varsa da bunu başvuru sahibinin kontağını kullanarak yapıyorlar. Jürinin başvuruları değerlendirme işlemi ise oldukça detaylı ve zor bir süreç. Her bir jüri ilgili kategorideki projeyi detaylı olarak incelemek, kişisel olarak değerlendirmek, kendi arasında tartışmak ve oylamak zorunda. Shortliste kalan her aday için 1’den 9’a kadar oylama skalası mevcut ve finale kalan işleri seçerken bu puanlama üzerinden elemeler gerçekleşiyor. Jüri başkanının da yönlendirmesiyle shortliste kalanlar içerisinden kimlerin altın, gümüş, bronz aldığı belirleniyor. Fakat bu belirleme esnasında ilgili projenin ödüle layık görülmesi için her 3 kişiden en azından 2 kişinin desteğini alması şart. En son aşamada ise Altın kategori ya da derece olarak muadilleri içerisinden Grand Prix’ye layık olan proje seçilerek kategorinin oylaması finalize oluyor. Kar amacı gütmeyen organizasyonlar ve hayır kurumu işleri Lions ödüllerinin çoğu kategorisinde değerlendirilmese de Good ve Health kategorilerinde Grand Prix ödüllerine aday gösterilebiliyor.</p>



<p>Kategorilere geldiğimizde <strong>Communication, Craft, Entertainment, Experience, Good, Health, Impact, Innovation ve Reach</strong> olarak 9 ana kategoride toplam 28 ödülün verildiği bu etkinlikte benim en çok dikkatimi çeken iletişim kategorisindeki Titanium ödülleri oldu. “Game-Changing Creativity” olarak tanımlanan bu ilginç işler iletişim alanına yeni bir soluk getirmesi ve pek çok kişiye ilham kaynağı olmasıyla ön plana çıkıyor. Gelin hep beraber bu kategorideki başarılı işleri değerlendirelim: </p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Titanium Kategorisi</strong></h3>



<p>Bu sene Microsoft’un sponsorluğunu yaptığı Titanium kategorisi endüstriye yön veren, merak uyandırıcı, ezberbozan işlerin yarıştığı oldukça rekabetçi işler yarıştı. İletişim ana kategorisinin altında yer alan bu alt kategoride bu sene 1 Titanium Grand Prix, 6 Adet Titanium Lion ödülü olmak üzere toplamda 7 ödül verildi. Gelelim neler yapıldığına:</p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>Libresse/ Bodyform (Essity) &#8211; Womb Stories&nbsp;
TİTANİUM GRAND PRİX</strong><strong></strong></h4>



<p>Libresse; İsveç menşeili, çoğunlukla FMCG ürünleri üreten markaların çatı firması Essity’nin kadın hijyen ürünlerine yoğunlaşmış olan alt markası. Benim de Cannes Lions dolayısıyla duyduğum bu marka birçok markanın reklamlarında paylaşmaya çekindiği noktaları gayet açık ve anlaşılabilir şekilde cesurca anlatmasıyla ön plana çıkıyor. Grand Prix ödülü alan Womb Stories’e gelmeden önce Libresse’nin daha önce kadınların cinsel bölgesi olan Vulva’yı tanımaya ve takdir etmeye yönelik <a target="_blank" href="https://bigumigu.com/haber/libresse-kadinlari-bedenini-sevmeye-davet-ediyor-viva-la-vulva/">Viva La Vulva</a> ve regl döneminin altını çizerken oldukça gerçekçi örnekler üzerinden ilerlenen <a target="_blank" href="https://www.youtube.com/watch?v=wC63ksuupmI">Blood Normal</a> kampanyalarına da göz atma fırsatı buldum. Linkini buraya bıraktığım Blood Normal videosunda reklamlardan alışık olduğumuz mavi kan yerine gerçek kan kullanımı beni çok etkiledi. Birçok bakımdan son derece normal görünen ancak toplumsal tabu olarak nitelendirebileceğimiz gerçekleri büyük bir cesaret ve yaratıcılıkla birleştiren bu markayı yakın takibe aldım. Şimdi gelelim Grand Prix çalışmasına:</p>



<p>Bu sefer karşımızda günlük yaşamdan kesitler sunan bir video yok. Onun yerine benim de çok sevdiğim ve akılda kalıcılık yönünden oldukça başarılı bulduğum animasyon fikri üzerinden anlatma yöntemi benimsenmiş. Aralarında BT, Mars, Walkers gibi 80’in üzerinde markayla çalışan AMV BBDO ajans imzalı bu animatik iletişimi ben de oldukça başarılı buldum. Her ne kadar kendimle alakalı yaşadığım tecrübeler olmasa da kadınların birebir tecrübe ettiği ilk adet, tüp bebek tedavisi, menopoz dönemi gibi rahimle alakalı pek çok durumu animasyonların renkli dünyasını kullanarak, metaforlarla anlatmaları bu projeyi başarılı bulmamın ana nedeniydi. </p>



<p>Kadınların yaşadıkları bu tür durumların kolay olmadığının yanı sıra saklanmaması gerektiğinin de altını sık sık çizen Bodyform #wombstories etiketiyle özellikle sosyal medya tarafını oldukça efektif kullanmış. Rahimle alakalı her durum için farklı kreatifler üzerinden çalışma yapan marka toplumun bu konuda bilinçlenmesi adına dijital mecralarda desteklediği iletişiminde 100 milyon izlenme, sadece Britanya’da 1,5 milyar gösterim elde etmiş. Websitelerinde oluşturdukları <a target="_blank" href="https://www.bodyform.co.uk/our-world/why-our-wombstories-need-to-be-heard/">“Neden Rahimle ilgili hikayelerinizi dinlemeliyiz?”</a> başlıklı alt sayfada deneyimlerini paylaşmak isteyenlerin gerçek hikayelerine de yer verilmiş. Tüm bunlarla beraber Sosyal Medya takipçilerinde %200’lük artış yakalayan Bodyform Büyük Britanya’da %8.1, Rusya’da ise 14.1’lik bir pazar payı oranı artışı yakalamış.</p>



<figure class="wp-block-embed-youtube wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<div class="flex-video flex-video-youtube"><iframe title="Bodyform: #wombstories" width="800" height="450" src="https://www.youtube.com/embed/JZoFqIxlbk0?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe></div>
</div></figure>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>Diesel – Enjoy Before Returning</strong></h4>



<p>İtalyan giyim markası Diesel ürün iadesinde kurnaz müşterileri ti’ye alan yaratıcı bir iletişimle Lion’u sonuna kadar haketmiş görünüyor. Başlık size ufak da olsa fikir veriyor mu bilmiyorum ancak satın aldıkları ürünü tek sefer kullanıp geri verenler ya da sosyal medya üzerinden havasını atıp sonra iade edenler için Diesel’in mesajı açık: Keyfini Çıkarın. Yurtdışında oldukça yaygın olan ve wardrobing olarak bilinen iade dolandırıcılığı temalı iletişimde marka bu durumun farkında olduğu ve onlarla uzlaşmak istediğini göstermiş. Markaların bu konuda hayata geçirebilecekler yaptırımlar bulunmasına rağmen Diesel’in olaya ironik bakış açısı ve uzlaşmacı tavrı bu ödülü kazanmasında büyük rol oynamış gibi.</p>



<p>Publicis İtalya
imzalı kampanya, markanın sonbahar kreasyonu tanıtımından önce New york Moda
Haftası’nda görücüye çıktı. Aynı zamanda Londra Moda Haftası’nda da İade
Partisi adı altında giyilmiş giysilerin sergilendiği standlar da kuruldu. Elle,
Vogue, Esquire gibi Premium kitlenin sıklıkla tercih ettiği basılı yayınlarda
da kampanyanın duyurusu native olarak yapıldı. Sosyal medya üzerinden de
oldukça konuşulan bu mizahi kampanya sonunda marka satışlarını %25 arttırdı,
online iadeler %14 mağazadan iadeler ise %9 oranında azaldı. Medya tarafında
ise toplam 96 milyon gösterime ulaşıldı.</p>



<figure class="wp-block-embed-youtube wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<div class="flex-video flex-video-youtube"><iframe title="Diesel - Enjoy Before Returning" width="800" height="450" src="https://www.youtube.com/embed/pwse9anJygI?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe></div>
</div></figure>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>Burger King – Stevenage Challe</strong>nge</h4>



<p>Stevenage FC, İngiltere 2. Lig&#8217;inde mücadele eden bir takım. 2019 yılında Burger King ile forma sponsorluğu anlaşması yapan Stevenage FC, Londra’nın kuzeyinde 87 bin nüfusuyla ülkenin ilk kasaba statüsünü kazanan yerleşim yeri. Bu kısacık genel kültür arasından sonra Stevenage bu ödülü kazanmak için neler yapmış bir bakalım: </p>



<p>Bildiğiniz gibi Fifa serisi hem konsol hem de bilgisayar oyuncuları tarafından oldukça sevilen bir spor oyunu. Burger King’de bunun farkında olmuş olacak ki 2. Lig’de de olsa forma sponsoru olduğu takımın oyundaki varlığını kullanarak yürüttüğü entegre medya iletişimiyle başarılı bir işe imza atmış. </p>



<p>Oyunda Stevenage FC kulübünü seçen kullanıcılar (kaç kişi seçer bu takımı şüpheliyim :)) Stevenagechallenge.com sitesi üzerinden kendilerine verilmiş olan görevleri tamamlayıp Twitter, Instagram ve Facebook’dan başardıkları görevlerin paylaşımını yaparak bedava Burger King menüleri kazanmaya çalıştılar. Böylece gerçek hayatta oldukça zor olan kulübü dünyanın 1 numaralı takımı yapma şansını dijital ortamdan gerçekleştirerek bilinirlik yaratmaya çalıştılar. Challenge’lar kullanıcıların hangi ülkeden katılım sağladıklarına göre değişiyor. Görevler ise basitten karmaşığa farklılaşabiliyor ancak ana şart takımın Burger King sponsorlu forması giyerken yapılmalı. Oyunda pek çok dünya yıldızını bu formayı giyerken görebiliyorsunuz. Böylece hem Stevenage dijital dünya üzerinde de olsun saygınlık kazanıyor hem de Burger King gerçek hayatta dünyaca ünlü yıldızların formalarının üzerinde yer almak yerine dijital oyunlar üzerinden bu prestijli stratejisini gerçekleştiriyor. Burger King menüsü kazanan katılımcılara siparişlerinin de Uber Eats ile geldiğini hatırlatalım.</p>



<p>David Miami &amp; Madrid ajansıyla yürütülen bu proje sonunda Burger King 2.5M $’lık Earned Media, Challenge üzerinden 25 bin üzeri video paylaşımı ve haber sitelerinde çok sayıda konuşulma elde etti.</p>



<figure class="wp-block-embed-youtube wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe title="&quot;Stevenage Challenge&quot; by DAVID The Agency for Burger King | The One Show 2020" width="800" height="450" src="https://www.youtube.com/embed/7qjIcK-cvbg?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>Beats by DRE – You Love Me</strong></h4>



<p>Son yıllarda başta ABD olmak üzere pek çok ülkede ırkçılık olayları artış göstermeye başladı. Özellikle siyahilerin maruz kaldığı insanlık dışı muameleler konusunda ses getirme amaçlı düşünülen Beats by Dre’nin You Love Me kampanyası, kazandığı Lion ile bu amacını gerçekleştirmiş görünüyor. ABD menşeili, ses ürünleri satan Beats Electronics “You Love Me” ile “Siyahların kültürünü seviyorsun ama beni seviyor musun?” diye sorarak pek çok açıdan kendimizi sorgulamamızı sağlıyor.</p>



<p>Reklamda farklı
alanlarda kendinden söz ettiren ünlü siyahi figürlerin kameraya bakarak
konuşması izleyicide kendisiyle konuşuyor izlenimi yaratarak etkiyi arttırmış.
Tüm bu ünlü kişilerin reklamda bulunmasının amacı ise toplumda belirli bir
statü kazansalar bile hala belli başlı zorluklarla baş etmek zorunda
olduklarının altını çizmek.</p>



<p>Sözler o kadar etkileyici ki 2 dakikalık reklam filmi boyunca markaya ait neredeyse hiçbir işaret göremiyorsunuz. Bu bazen avantaj bazen dezavantaj olsa da dikkat çekilmek istenen, ciddi bir konuyu bölmemesi adına bu şekilde ilerlemeleri bence doğru bir yöntem. Filmin müziğini Grammy ödüllü Solange Knowles yaparken Lena Waithe tarafından yazılan şiirin seslendirmesi ise  Tobe Nwigwe tarafından yapılmış. Şiirdeki “You Built This Country On Our Backs” kısmı ise beni en çok etkileyen dizeler oldu.</p>



<figure class="wp-block-embed-youtube wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<div class="flex-video flex-video-youtube"><iframe loading="lazy" title="Beats by Dr. Dre Presents | You Love Me" width="800" height="450" src="https://www.youtube.com/embed/F5IOifrgyoY?start=2&#038;feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe></div>
</div></figure>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>AB InBev – Contract For Change </strong></h4>



<p>ABD merkezli bira şirketi olan<strong> </strong>Anheuser-Busch sadece kendi üretim alanı değil tüm çiftçileri ilgilendirebilecek bir farkındalık kampanyasıyla Titanium Lions&#8217;a layık görüldü. Kampanyanın çıkış noktası ise alışveriş esnasında insanların organic ürün tüketme eğilimi ve bunu karşılayacak ekim alanlarının azlığı. Reklam filmini anlatan çiftçi amcamızın da belirttiği gibi tarım oldukça özen gösterilmesi gereken ve elde edilen ürünün kalitesinin ön plana çıkarıldığı bir gelir modeli olması gerekirken günümüzdeki hızlı tüketim alışkanlığından dolayı hızlı, basit ve ucuz yollara kaçılmış durumda. Bu durum hem ekosisteme zarar verirken hem de inorganik beslenmeyi arttıran bir hale gelmiş durumda. </p>



<p>Amerikalıların %90’ı organik beslenmenin kendileri için önem arz ettiğini belirtiyor. Ancak ne yazık ki Amerika’daki ekim yapılan toprakların sadece %1’inde organik tarım yapılıyor. Bu noktada hakkını vererek organik üretim yapmanın ortalama 3 sene sürdüğünü belirtmek gerekiyor. 3 sene sonra elde ettiğiniz ürünü satacağınızın da bir garantisi yok. Bu noktada AB InBev’in tarım alanında devrim yaratmayı amaçlayan “Değişim Kontratı” rol alıyor. ABD’deki çiftçilere iletilen bu anlaşma, 3 sene sonra ürettikleri ürünü satın alma garantisi sunan gerçek bir belge. Çiftçi ürettiği ürünü 3 sene sonra organik olarak satacak şekilde yeiştireceğinin garantisini veriyor.Çünkü çiftçinin ekim yapıp satış yapamadığı her sene gelirinin düştüğünün farkında ve bu yüzden de ona satın alma garantisi verip kaliteli ve organik üretim yapması için destek veriliyor. Tarımla alakalı başta Birleşmiş Milletler olmak üzere pek çok uluslararası kurumun desteğini alan bu fikir TV ve basılı yayın üzerinden oldukça yoğun bir şekilde duyuruldu. Her bir eyaletin çiftçilerine özel seslenerek farklılaşan medya materyalleri de ayrı bir dikkat konusu.</p>



<p>Kampanyanın sonucunda 104.000 dönüm arazi organik geçişe hazırlandı. Markanın organik bira stoğunun 2023 yılı sonunda %25 büyümesi bekleniyor. Bu arazilerde yapılan tarımın sadece Bira markaları için değil bu ürünleri değerlendiren diğer şirketlere de katkı sağlayacağı düşünülüyor.</p>



<figure class="wp-block-embed-youtube wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<div class="flex-video flex-video-youtube"><iframe loading="lazy" title="AB InBev l Contract For Change l GP Cannes Lions" width="800" height="450" src="https://www.youtube.com/embed/3uEPBMv9tSA?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe></div>
</div></figure>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>City of Chicago – Boards of Chan</strong>ge</h4>



<p>Beat by Dre’nin &#8220;You love Me&#8221; temasıyla benzerlik gösteren Board of Change bu sefer siyahi vatandaşların oylarının seçimler esnasında ne kadar önemli olduğunu vurguluyor. Video geçtiğimiz yıllarda tırmanışa geçerek “Black Lives Matter” söyleminin doğuşuna sebep olan siyahi vatandaşlara yapılan ayrımcılık ve cinayet teşebbüslerini içeren çarpıcı görüntülerle başlıyor. Kampanyanın çıkış noktası olan, siyahi nüfusun yoğun olarak yaşadğı Chicago şehrinin Siyahi Belediye Başkanı ve Michelle Obama’nın ırçılık-karşıtı söylemlerine yer veriliyor. </p>



<p>ABD’deki son seçimler öncesi başlayan bu kampanya ile haklarından mahrum bırakılmış insanların da seçimlerde söz hakkı olduğunun altı çizilerek siyahi seçmenler duygusal mesajlarla oy vermeye teşvik ediliyor. Sokaklara yerleştirilen, çeşitli renklerle farklılaştırılmış sandıklardaki QR kodlarıyla seçmenlerin oy vermek için kayıt yaptırmaları sağlanan bu iletişimde yoğun şekilde Açıkhava, Sosyal Medya ve PR çalışmaları kullanılmış. Haber kanallarına da konu olmuş bu başarılı çalışma sonucunda rekor sayıda seçmen kayıt yapıtırp oy kullanmış. Ayrıca Chicago’nun ünlü müzelerinden &#8220;Dusable African – American Tarihi&#8221; müzesinde de bu projeye yer verilmiş.</p>



<figure class="wp-block-embed-youtube wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<div class="flex-video flex-video-youtube"><iframe loading="lazy" title="City of Chicago - Boards of Change (case study)" width="800" height="450" src="https://www.youtube.com/embed/tlOc1MnJaiY?start=77&#038;feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe></div>
</div></figure>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>AB InBev – Corona The Match of </strong>Ages</h4>



<p>Video materyallerinde düzenleme kısmı oldukça önemlidir. Sekansların birbiriyle uyumu sinemadan kliplere, reklam iletişimlerinden dizilere pek çok alanda izleyicinin ilgisini diri tutmayı amaçlar. Corona’da bu olayı önemsemiş olacak ki ana vatanı olan Meksika’daki futbol karşılaşmalarının kolaj görüntülerinden oluşturdukları “Çağların Maçı” adı verdikleri bir hybrid maç oluşturmuşlar. Markanın böyle bir çalışma yapmasının ardındaki motivasyonun pandemi nedeniyle iptal edilen spor aktivitelerinden dolayı mutsuz olan sporseverleri bir nebze olsun mutlu ederken varlığını hissettirebilmek olduğunu düşündüm.</p>



<p>Corona, “Match of the Ages” için Meksika’nın en ünlü iki takımı olan America ve Chivas’ın 70 sene boyunca yayınlanan karşılaşmalarını analiz ederek ortaya oldukça ilgi çekici bir iş çıkarmış. Bu iş için 75 saatlik maç görüntülerini izleyen ekip, oyuncuların hareketleri detaylı olarak analiz ederek birbiri ardına eklenen görüntülerle devamlılık sağlamış. (Videoyu izleyince daha iyi anlayacaksınız <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f642.png" alt="🙂" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> ) Ortaya çıkan bu eğlenceli iş spor kanallarında ve canlı yayın olarak yayınlanarak projenin erişim hedefine büyük katkı sağlamış.</p>



<p>Proje sonunda haftalık Corona satışları %54 oranında artış gösterirken, Sosyal Medya üzerinden markanın mentionları %79 artmış. Pozitif geri dönüş oranı %98 gibi çok yüksek bir rakamla Earned Media tarafına katkıda bulunurken marka Trend Topic olmuş.</p>



<figure class="wp-block-embed-youtube wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<div class="flex-video flex-video-youtube"><iframe loading="lazy" title="ABINBEV   Corona The Match of Ages   WE BELIEVERS   Cannes Lions 2021 Case Film from The Work   7051" width="800" height="450" src="https://www.youtube.com/embed/i9guwJ3gq8A?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe></div>
</div></figure>



<p>Bir sonraki yazıya dek hoşçakalın&#8230;</p>
<p><a href="https://www.gelecekpostasi.info/business/cannes-lions-2021-titanium-kategorisi-degerlendirmesi/">Cannes Lions 2021 Titanium Kategorisi Değerlendirmesi</a><br />
<a href="https://www.gelecekpostasi.info/author/admin/">Mert Altuntaş</a></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.gelecekpostasi.info/business/cannes-lions-2021-titanium-kategorisi-degerlendirmesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BOPİS Nedir?</title>
		<link>https://www.gelecekpostasi.info/business/bopis-nedir/</link>
					<comments>https://www.gelecekpostasi.info/business/bopis-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mert Altuntaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 11 Dec 2020 08:17:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Business]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gelecekpostasi.info/?p=1788</guid>

					<description><![CDATA[<p><a href="https://www.gelecekpostasi.info">Gelecek Postası</a><br />
<a href="https://www.gelecekpostasi.info">Gelecek Postası - Dijital D&uuml;nya ve Sosyal Medya&#039;dan En Son Haberler</a></p>
<p>Pazarlama stratejileri kapsamında her geçen gün müşteri deneyimini üst düzeye çıkartacak, dijitalleşme konseptini bütünleyici, farklı yaklaşımlarla tanışıyoruz. Markaların satış odağını desteklemek için attıkları pek çok adımın arka planında müşteriye kolaylık sağlamak yatıyor. Omnichannel dediğimiz bütünsel pazarlamanın alt stratejilerinden biri olarak kabul edebileceğimiz Buy Online, Pick Up in Store (yazının bundan sonraki bölümünde BOPİS olarak devam edeceğim) konseptide tam da böyle bir çözüm getiriyor. BOPİS size online’dan aldığınız bir ürünü yolunuzun üzerindeki bir mağazadan hızlıca teslim alıp alışverişinizi tamamlayabilme şansı veriyor. “Ee ben online satın aldıktan sonra zaten kargo evime kadar getiriyor” diyenleriniz mutlaka olmuştur. Bu da bir tercihtir elbette ancak </p>
<p><a href="https://www.gelecekpostasi.info/business/bopis-nedir/">BOPİS Nedir?</a><br />
<a href="https://www.gelecekpostasi.info/author/admin/">Mert Altuntaş</a></p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://www.gelecekpostasi.info">Gelecek Postası</a><br />
<a href="https://www.gelecekpostasi.info">Gelecek Postası - Dijital D&uuml;nya ve Sosyal Medya&#039;dan En Son Haberler</a></p>

<p>Pazarlama stratejileri kapsamında her geçen gün müşteri deneyimini üst düzeye çıkartacak, dijitalleşme konseptini bütünleyici, farklı yaklaşımlarla tanışıyoruz. Markaların satış odağını desteklemek için attıkları pek çok adımın arka planında müşteriye kolaylık sağlamak yatıyor. <a target="_blank" href="https://www.gelecekpostasi.info/trendler/multichannel-marketing-vs-omnichannel-marketing/">Omnichannel</a> dediğimiz bütünsel pazarlamanın alt stratejilerinden biri olarak kabul edebileceğimiz Buy Online, Pick Up in Store (yazının bundan sonraki bölümünde BOPİS olarak devam edeceğim) konseptide tam da böyle bir çözüm getiriyor. BOPİS size online’dan aldığınız bir ürünü yolunuzun üzerindeki bir mağazadan hızlıca teslim alıp alışverişinizi tamamlayabilme şansı veriyor. “Ee ben online satın aldıktan sonra zaten kargo evime kadar getiriyor” diyenleriniz mutlaka olmuştur. Bu da bir tercihtir elbette ancak BOPİS’in avantajları da öyle yabana atılır gibi değil. Onlara da yazının devamında değineceğiz ancak öncesinde gelin BOPİS sistemi nasıl bir sistemmiş bakalım:</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>BOPİS Nasıl Çalışır?</strong></h3>



<p>Öncelikle tahmin edebileceğiniz gibi BOPİS’in çalışması için online alışveriş yaptığınız sitenin/markanın bu sistemle uyumlu altyapısının olması, yani desteklemesi gerekiyor. Sisteme entegre olmak isteyen markalar için olmazsa olmaz özellik ise tüketicinin uygulama ya da webden satın aldığı ürünü teslim alacağı saat aralığı ve lokasyonu seçme işlemini en verimli şekilde sunması. Çünkü bir tüketici olarak BOPİS ile satın alacağım bir ürünü hızlıca teslim alabileceğim lokasyonun, bulunduğum noktaya çok da uzak olmamasını istemek en doğal hakkım.</p>



<p>Bu noktada alışverişi gerçekleştirmek için iki farklı senaryo var: Bunlardan birincisi satın aldığım ürün stoklarda ve seçtiğim mağazada yer alıyorsa alışveriş bittikten sonra ilgili mağazadan ürünü hemen teslim alabileceğime dair bilgilendirici bir mesaj alıyorum. Bu da bana büyük bir zaman tasarrufu sağlıyor.&nbsp; Diğer senaryoda ise satın aldığım ürün istediğim lokasyonda değilse bayi yakındaki bir mağazadan ya da depodan bu ürünü temin ettikten sonra teslimat yapabileceğine dair beni bilgilendiriyor. Bu işlem ne kadar hızlı olursa o kadar iyi. Çünkü hepimizin de çok iyi bildiği gibi müşteri bekletilmeyi sevmez. Bu noktada markanın lojistik kapasitesi ve altyapısı ön plana çıkıyor. </p>



<p>Sonraki aşamada ise müşteri mağazaya gelip ürünü alıp
çıkıyor. Ürünün teslim alınması bazı ülkelerde arabayla bile yapılabiliyor.
Yani tüketici arabasından ayrılmadan drive-thru servis dediğimiz noktaya
yanaşıp paketini alıp yoluna devam ediyor. Oldukça kolay değil mi?</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Sistem Entegrasyonu</strong></h3>



<p>BOPİS’i uygulayabilmek için öncelikle tüketicilerin online alışveriş deneyimini gerçekleştirecekleri <strong>bir websiteniz ya da uygulamanız</strong> olmalı. Böylece omnichannel stratejisini destekleyici bir sistemin bileşenlerine sahip olmuş olacaksınız. Böylece sistem hem müşteriye güvenilir ve gelişmiş bir deneyim sağlarken (ürünün durumuyla alakalı push notificationlar, mailingler vs.) size yani satıcıya da doğru ve gerçek zamanlı envanter kontrolü sağlayacak. Tüm bunların yanında tüketicilerin artık alışverişlerini desktop ve tablet karşısında ezici bir üstünlüğe sahip mobilden yaptığını da biliyoruz. O yüzden BOPİS’i hayata geçirirken App konusu da öncelikler arasında yer almalı.</p>



<p>Gelelim ikinci büyük olmazsa olmazımıza: <strong>En az bir adet fiziksel mağaza.</strong> Bunun
nedenini yazının başından biliyorsunuz ancak tekrar hatırlatmakta fayda var.
BOPİS sadece online üzerinden çalışan bir sistem değil. Tanımda belirttiğimiz
Online-Offline entegrasyonun Offline ayağını fiziksel işletmeler oluşturuyor.
Online üzerinden satın aldığım bir ürünü teslim alabileceğim bir lokasyon olmadığı
sürece BOPİS ekosisteminin doğru çalıştığını söylemek pek mümkün olmuyor. BOPİS’in
satıcıya sağladığı diğer bir avantaj olan mağaza trafiğini de bu şekilde
arttırabiliyoruz. Yani ne kadar fazla ve geniş alana dağılmış mağaza, o kadar
fazla trafik anlayışı hakim. (Marka mağaza kirasından tasarruf etmek adına
işbirlikçilerinin mağazalarına da yönlendirme yapabiliyor ki bu da sıkça
uygulanan bir yöntem)</p>



<p>Son olarak da <strong>stok
durumunun</strong> altını çizmek gerekiyor. Müşterinin talebini doğru bir şekilde
öngörüp altyapı çalışmalarını buna göre yürütmek, bu esnada da ürünün stok
durumunu devamlı olarak kontrolünün sağlanması oldukça mühim. Unutmayalım ki
BOPİS’de ürün teslimatı, envanter sirkülasyonu, gerçek-zamanlı takip gibi
değişkenler olmazsa olmazımız.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Avantajları</strong></h3>



<p>Şu ana kadar üzerinde durduğumuz noktalardan hareketle gelin hep beraber BOPİS’in avantajlarını toparlayalım: </p>



<p>Avantajlara başlamadan hemen önce Fisher’ın yürüttüğü bir çalışmanın çıktılarından bahsetmekte fayda var. <a target="_blank" href="https://m.gofisher.net/blogs/omnichannel-retailing-trends-2018">Bu çalışmaya</a> göre online alışveriş yapanların %90’ı yüksek mebladaki kargo ücretleri ve iki günü aşan teslimat sürelerinin satın alma sürecinden vazgeçmeleri için yeterli etmenler olduğunu belirtmiş. BOPİS işte bu noktada müşterilerin kafasındaki soru işaretlerini gideriyor. Ürünü kendiniz gidip teslim aldığınız için herhangi bir kargo ücreti ödemiyorsunuz, üstelik (doğru çalışan bir sistemde) bekleme süresine de gerek duymadan hızlıca ürününüze kavuşabiliyorsunuz. Bu noktada tüketicinin satın alma yapmadan önce farkında olması gereken asıl noktaya değinmek lazım: Hangi ürünler için beklemeden teslim almak istiyorum, hangileri için bekleyebilirim kısmı. Eğer online siteden satın almak istediğim bir ürünü kargo beklemeden hızlıca teslim almak istiyorsam BOPİS destekli marka üzerinden alışveriş öncelikli seçeneklerim arasında yer alacaktır.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="data:image/gif;base64,R0lGODlhAQABAAAAACH5BAEKAAEALAAAAAABAAEAAAICTAEAOw==" data-layzr="https://www.gelecekpostasi.info/wp-content/uploads/2020/12/shutterstock_1260256708-1.jpg" alt="" class="wp-image-1791" width="500" height="334"/></figure></div>



<p>Tüketicinin hem kargo ücreti hem de zamandan tasarruf ettiği bu sistemin perakende tarafındaki avantajları ise daha düzenli <strong>envanter yönetimi, mağaza ziyareti sırasında ek fayda ve düşük işçilik maliyeti</strong>. Biraz daha detaylandırırsak müşteri ürünü almak için mağazaya geldiğinde diğer ürünlerinizi görmek fırsatı yakalar. Bu durum da her zaman olmasa da ek satın almaları tetikleyebilir. Müşterinin ziyareti satış olmasa bile yeni ürünleriniz hakkında bilgi sahibi olması açısından da katma değer yaratabilir. </p>



<p>BOPİS’in hem tüketici hem de marka açısından maliyet avantajı içerdiğinin de bir kez daha altını çizmek gerekiyor. Tüketici kısmına kargo ücretiyle değinmiştik, üretici kısmında ise ürünün paketlenip kargoya verilmesi hem işçilik hem de lojistik anlamda bir maliyet yükü getirdiğinden BOPİS bu yükü büyük oranda ortadan kaldırmış oluyor. Bunların dışında çok ön plana çıkmayan ancak kritik önem taşıyan başka bir avantaj ise envanter yönetiminin daha efektif olması. BOPİS sayesinde online ve mağaza envanteri tek bir merkezden yönetilerek dağıtım merkezleri ya da mağazalardaki ürünlerin bayi satıcıları tarafından tek bir panelden görülmesini sağlıyor. Tüm bunlara ek olarak bu sistemle ürüne hızlıca ulaşıldığı için iade işlemleri de aynı hızda yapılabiliyor.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Bazı Araştırmalar</strong></h3>



<p>Yukarıda bahsettiğim Fisher araştırmasının yanında BOPİS’in
ne denli önemli olduğunu gösteren pek çok veri mevcut. Bu araştırma verileri
sistemin entegrasyonu ve tüketiciye verdiği hizmetin oldukça faydalı olabileceğini
bir kez daha görmemizi sağlıyor. </p>



<p>Araştırma verilerine göz atarken herkes tarafından bilinen bir gerçekle başlayalım. Hepimizin online alışveriş yaparken dikkat ettiği bazı kıstaslar vardır. Bunlardan en önemlisi kargo ücretleri. Kabul edelim ki ürünü sepete atarken kargo ücreti bedava değilse ciddi bir tereddüt süreci yaşanabiliyor. BigCommerce’ün yaptığı araştırma gösteriyor ki katılımcıların <strong>%65’i </strong>ürünü sepete atmadan önce free-shipping seçeneği olup olmadığına bakıyor. BOPİS’in bu konudaki avantajından bahsetmiştik. Aynı araştırma Amerika’daki tüketicilerin <strong>%68’inin</strong> BOPİS’i kullanarak birden fazla alışveriş yaptığını gösteriyor. Rahatlık ve konforun birleştiği bu sisteme bir kez alışanın vazgeçmesi kolay olmuyor da diyebiliriz. Bunların dışında online alışveriş için en kritik dönemide es geçmek olmaz: Önemli Günler ve Tatiller. ABD’de tüketicilerin <strong>%40’ının</strong> BOPİS’i tatil dönemlerinde tercih ettiği gözlemlenmiş. Alışveriş oranının zirve yaptığı, buna karşılık kargo teslimatlarının sekteye uğradığı bu dönemler için BOPİS’den faydalı bir seçenek olamaz değil mi?</p>



<p>Son olarak BOPİS’in PİS (Pick-Up İn Store) kısmının da kendi içinde ayrıştığını belirtmek gerekiyor. Ulusal Perakende Federasyonun yaptığı <a target="_blank" href="https://nrf.com/media-center/press-releases/nrf-study-says-more-online-shoppers-want-free-shipping">araştırmaya </a>göre katılımcıların <strong>%63’ü</strong> satın aldıkları ürünü teslimat yerine vardığında arabadan inmeyip almayı tercih ettiklerini, <strong>%56’sının</strong> ise ürünü bagajlarına yüklenmiş şekilde bulmayı daha efektif bulduklarını belirtmişler.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Birkaç Örnek</strong></h3>



<p>Günden güne popülerliğini arttıran BOPİS aslında yeni bir sistem değil. Başta Amazon olmak üzere uzun süredir bu yöntemi başarıyla kullanan onlarca marka mevcut. Sistem temelde aynı olsa da her markanın değişik yöntemlerle birbirinden farklılaştığı noktalar olabiliyor. Bunun yanında güncel gelişmelerle beraber bu sisteme yönelen de pek çok marka mevcut.</p>



<p>Mart ayında hayatımıza giren ve hala etkisini devam ettiren CoVid-19 dolayısıyla hijyen koşullarının ekstra önem kazandığı şu günlerde market alışverişi hiç olmadığı kadar önem kazandı. Bu hizmeti veren markalar ise tüketicinin hassasiyetini göz önünde bulundurarak BOPİS’e en hızlı adapte olan markalar olarak dikkat çekti. BOPİS’i kullanmaya başlayan market alışverişi odaklı markalar tüketicileri bu sisteme entegre etmek için onlara indirim kuponları ve çeşitli teşvikler vermeye başladı. Walmart, Whole Foods, Kroger gibi market zincirleri bu sistemi entegre edip tüketiciye ek avantajlar sunmaya başladı bile.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="data:image/gif;base64,R0lGODlhAQABAAAAACH5BAEKAAEALAAAAAABAAEAAAICTAEAOw==" data-layzr="https://www.gelecekpostasi.info/wp-content/uploads/2020/12/shutterstock_1866716962.jpg" alt="" class="wp-image-1792" width="500" height="334"/></figure></div>



<p>BOPİS’i hayata geçirmek için binlerce mağazaya sahip bir perakende devi olmanıza da gerek yok. Türkiye’de henüz popüler hale gelmeyen ancak yurtdışında KOBİ’lerin omnichannel hizmetlerine adapte olmasını sağlayan girişimler mevcut. <a target="_blank" href="https://nrf.com/media-center/press-releases/nrf-study-says-more-online-shoppers-want-free-shipping">Shopgate de</a> bunlardan biri. 2009 yılından beri faaliyet gösteren bu oluşum az sayıda mağazası olan ancak omnichannel vizyonuyla ilerlemek isteyen potansiyel üreticiler için destek sağlıyor. Herhangi bir uygulamaya sahip olmayan işletmeler Shopgate üzerinden ürünlerini satıp teslimat lokasyonlarını sisteme yüklüyor ve müşteriye hem konforlu bir alışveriş deneyimi sunuyor hem de mağaza trafiğini arttırıyor.</p>



<p>Shopgate bunların yanında Texas eyaletindeki bazı giyim
markaları için de ROPİS hizmetine başlamış durumda. Reserve online and pickup
in-store’un kısaltması olan ROPİS’de ise müşterinin almadan önce denemesi
gereken tekstil gibi sektörlere ait ürünler öncelikle reserve edilip deneniyor.
Beğenildikten sonra yine BOPİS’deki gibi teslimat lokasyonlarından teslim
alınabiliyor. Böylece beklenmedik iadelerin de sayısı minimum indirgenmiş
oluyor.</p>



<p>Walmart, Target, Amazon gibi büyük ölçekli markaların bu
sistemde öncü olduğunu belirtmiştik. Bunlarında yanında ünlü petshop zincirlerinden
Petco’nun mama ya da evcil hayvanlara ait mama kabı, portatif tuvalet gibi
ihtiyaçları aynı gün içerisinde teslim etme garantisiyle ilerliyor. Sektör
çeşitliliği açısından giyim sektöründe Nordstorm, çeşitli perakende ürünleri
üzerinde uzmanlaşmış Lowe’s, Dollar General, Home Depot gibi markaların da
BOPİS’i uyguladığını belirtelim.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Özetle</h3>



<p>Alışveriş ekosistemi ve tüketicinin tercihlerinin devamlı şekilde değişmesi markaların yeni pazarlama stratejileri geliştirmesine yol açıyor. Varolan efektif stratejilere de kim daha hızlı adapte olursa o rakiplerine göre daha avantajlı oluyor. Buy Online Pick-Up In-Store da bu stratejilerden birisi. Omnichannel pazarlama yolunda izlenebilecek, müşterinin hayatını kolaylaştırıcı seçeneklerden biri olan BOPİS tüketici yolculuğuna getirdiği verimlilik sayesinde pek çok marka için olmazsa olmaz bir seçenek olma yolunda ilerliyor.</p>



<p>Bir sonraki yazıya dek hoşçakalın…</p>
<p><a href="https://www.gelecekpostasi.info/business/bopis-nedir/">BOPİS Nedir?</a><br />
<a href="https://www.gelecekpostasi.info/author/admin/">Mert Altuntaş</a></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.gelecekpostasi.info/business/bopis-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>IFA 2019&#8217;da bizi neler bekliyor?</title>
		<link>https://www.gelecekpostasi.info/business/ifa-2019-da-bizi-neler-bekliyor/</link>
					<comments>https://www.gelecekpostasi.info/business/ifa-2019-da-bizi-neler-bekliyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mert Altuntaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Sep 2019 10:09:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Business]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gelecekpostasi.info/?p=1662</guid>

					<description><![CDATA[<p><a href="https://www.gelecekpostasi.info">Gelecek Postası</a><br />
<a href="https://www.gelecekpostasi.info">Gelecek Postası - Dijital D&uuml;nya ve Sosyal Medya&#039;dan En Son Haberler</a></p>
<p>&#160; Her sene tüketici elektroniği pazarına ait yeniliklerin heyecanlı sunumlar ve ilgi çekici standlarla gösterildiği IFA Berlin Fuarı’na kısa bir süre kaldı. İlk olarak 1924 yılında başlayan ve bu sene 6 Eylül – 11 Eylül (5 Eylül’de Medya için ön gösterimler olacak, fuarın halka açılma tarihi ise 6 Eylül)  tarihleri arasında düzenlenecek IFA (Internationale Funkausstellung Berlin) fuarı bir önceki seneye nazaran çok daha renkli geçecek gibi. (Bir önceki seneye ait fuar yazıma göz atmak isterseniz linke tıklayın) Fuara ait detaylara geçmeden IFA&#8217;nın ne olduğunu açıklayalım. IFA açılımının Türkçesi  “Uluslararası Radyo Şovu” demek bunun nedeni ise ilk düzenlendiği tarihte bir grup </p>
<p><a href="https://www.gelecekpostasi.info/business/ifa-2019-da-bizi-neler-bekliyor/">IFA 2019&#8217;da bizi neler bekliyor?</a><br />
<a href="https://www.gelecekpostasi.info/author/admin/">Mert Altuntaş</a></p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://www.gelecekpostasi.info">Gelecek Postası</a><br />
<a href="https://www.gelecekpostasi.info">Gelecek Postası - Dijital D&uuml;nya ve Sosyal Medya&#039;dan En Son Haberler</a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Her sene tüketici elektroniği pazarına ait yeniliklerin heyecanlı sunumlar ve ilgi çekici standlarla gösterildiği IFA Berlin Fuarı’na kısa bir süre kaldı. İlk olarak 1924 yılında başlayan ve bu sene <strong>6 Eylül – 11 Eylül </strong>(5 Eylül’de Medya için ön gösterimler olacak, fuarın halka açılma tarihi ise 6 Eylül)  tarihleri arasında düzenlenecek IFA (Internationale Funkausstellung Berlin) fuarı bir önceki seneye nazaran çok daha renkli geçecek gibi. (Bir önceki seneye ait fuar <a target="_blank" href="https://www.gelecekpostasi.info/trendler/1171/">yazıma</a> göz atmak isterseniz linke tıklayın) Fuara ait detaylara geçmeden IFA&#8217;nın ne olduğunu açıklayalım. IFA açılımının Türkçesi  <strong>“Uluslararası Radyo Şovu”</strong> demek bunun nedeni ise ilk düzenlendiği tarihte bir grup radyo üreticisinin yeni ürünlerini tanıtmak için böyle bir fuarı organize etmeleri. Geçtiğimiz sene yaklaşık 240.000 ziyaretçiyi ağırlayan fuarda Ev eğlence sistemleri, ses sistemleri, ev uygulamaları, görsel medya, yazılı medya, iletişim ve teknolojik yenilikler olarak yedi ana segment altında ürünler sergileniyor. IFA Dünyanın en büyük tüketici elektroniği fuarlarından biri.</p>
<p>Konunun ehemmiyeti bakımından şunu da belirtmekte fayda var ki IFA’da her sene tanıtılan teknolojiler ve cihazlar bir sonraki döneme damgasını vuruyor. Fuar hakkında ufak bir araştırma yaptığımda ilk televizyonun on yıllar önce bu fuarda tanıtıldığını öğrendim. Sırf bu bilgi bile fuarın teknoloji dünyası için ne büyük önem arz ettiğinin somut bir kanıtı. (Hatta Einstein bile 1930 yılında fuarın açılış konuşmasını gerçekleştirmiş)  Ama şu an teknoloji de tüketicinin ihtiyaçları da bir hayli değişti. Tüketici elektroniğindeki trendlerin değişim sıklığı, pek çok yeni markanın görücüye çıkması, tüketicinin önündeki seçeneklerin bolluğu derken iş oldukça karmaşık ama bir o kadar da keyifli bir hal aldı. Fuar henüz başlamadı ancak okuduğum makalelerdeki dedikodulardan fuarda tanıtılacak ürünlere ait ufak bir yazı yazmak istedim. Geçtiğimiz sene olduğu gibi  Huawei, Sony, Samsung, Asus, Lenovo, LG gibi devlerin bu sene de yeni ürünlerle boy göstermesi bekleniyor. Saydığım bu büyük markalara ait yeni nesil cihaz ve teknolojilerin ilginizi çekeceğini düşünüyorum. Gelin hep beraber bizi 2019 Berlin IFA’da neler bekleyeceğine ufak bir fragmanla göz atalım:</p>
<p>(Bu arada fuarla alakalı daha fazla detay okumak isterseniz <a target="_blank" href="https://www.ifa-berlin.com/">IFA Resmi Sayfası</a> için tıklamanız yeterli.</p>
<p><strong> </strong></p>
<h3><strong>Samsung</strong><strong> (Basın Toplantısı: 5 Eylül Perşembe, Orta Avrupa Saat Dilimi 11:00 A.M)</strong></h3>
<p>Samsung daha önceden duyurduğu <a target="_blank" href="https://www.pocket-lint.com/phones/news/samsung/148526-samsung-event-how-to-watch-what-to-expect">Galaxy Note 10 and Note 10+</a>, <a target="_blank" href="https://www.youtube.com/watch?v=iYCr4TPE0sc#action=share">Galaxy Tab S6 and Galaxy Watch Active 2</a>  modellerini bu fuarda katılımcılarına denetebilir. Mobil ve giyilebilir cihazlar dışında her sene yeni televizyon teknolojileriyle fuara damga vuran Güney Kore’li elektronik dev, QLED ekranın nimetlerini kullanan 8K ve HDR10+ özellikli TV’lerini de görücüye çıkartacak. Geçtiğimiz sene tanıtılan 8K TV’lerin 100.000$ civarı bir fiyatla satışa sürüleceğinin belirtilmesinin ardından bu senekilerin fiyat etiketlerinin daha yüksek olacağını tahmin etmek de pek zor olmasa gerek.</p>
<p><a target="_blank" href="https://www.gelecekpostasi.info/wp-content/uploads/2019/09/samsung-qled-8k-tv.png"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-1668" src="data:image/gif;base64,R0lGODlhAQABAAAAACH5BAEKAAEALAAAAAABAAEAAAICTAEAOw==" data-layzr="https://www.gelecekpostasi.info/wp-content/uploads/2019/09/samsung-qled-8k-tv.png" alt="" width="800" height="450" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<h3><strong>L</strong><strong>enovo</strong></h3>
<p>Sitesinde yer alan Count-down’a bakılırsa Lenovo IFA’yı epey önemsiyor olsa gerek. Yoga ve pek çoğumuzun ofislerde kullandığı Ideapad dizüstülerinin sahibi ve Motorola’yı satın aldıktan sonra mobil cihazlara yeni bir soluk getirmeye çalışan teknoloji devi IFA’da büyük süprizler yapacak gibi.Yoga ve Thinkpad’in yeni modellerinin tanıtımı kesinleşti. Thinkpad’in gelişmiş modeli olan Chromebook, tablet ve notebook özelliklerini bünyesinde toplayan all-in teknolojili akıllı bilgisayarlar da uygun fiyatlarıyla dikkat çekeceğe benziyor. Kesin olmamakla beraber 5G destekli ve tüm gün şarj özelliği içeren laptoplar da tanıtımda olabilirmiş. Diğer yandan Smart Home tarafından da geri kalmak istemeyen marka, IoT trendine uygun cihazların da gösterimini yapacak.</p>
<p><a target="_blank" href="https://www.gelecekpostasi.info/wp-content/uploads/2019/09/lenovo-chromebook-ifa-2019.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-1670" src="data:image/gif;base64,R0lGODlhAQABAAAAACH5BAEKAAEALAAAAAABAAEAAAICTAEAOw==" data-layzr="https://www.gelecekpostasi.info/wp-content/uploads/2019/09/lenovo-chromebook-ifa-2019-1024x646.jpg" alt="" width="800" height="505" /></a></p>
<h3><strong>Sony</strong><strong> (Basın Toplantısı: 5 Eylül Perşembe, Orta Avrupa Saat Dilimi 01:00 P.M)</strong></h3>
<p>Geçtiğimiz sene mobil tarafta  Sony Xperia Z3 tanıtımıyla dikkat çeken Sony’den bu sene de Xperia 2 hamlesi gelmesi olası. Selefi Xperia 1’den şekil olarak farklı olmasa da 6,1 inch’lik ekranıyla önceki telefondan 0,4 inch’lik bir küçülme söz konusu. Yine de Sony, konferansa kadar Xperia 2 hakkında çok fazla detay vermemeyi tercih ediyor. Buna ek olarak fuarda kesin olmamakla beraber yeni nesil oyun konsolu olan PlayStation5’e ait ufak detaylar da verilebilir. Bu arada Sony’nin pek çok yerde “Save the Date” aksiyonuyla bas bas bağırdığını söyleyelim. Yani 5 Eylül Perşembe yapılacak basın toplantısında yeni bir lansman gelebilir. Bazıları bu lansmanın geçtiğimiz sene ödül alan ve dışarı sesini tamamen kesen WH-1000XM3 kablosuz kulaklığın bir üst modeli olabileceği yönünde fikir belirtse de ben daha büyük bir haber bekliyorum. Ancak Walkman’in 40’ıncı yıl dönümü olması (evet 40 yıl olmuş!) bu iddiaları güçlendiriyor. Bunların yanında yeni TV modellerinin de görücüye çıkmasına kesin gözle bakılıyor.</p>
<p><a target="_blank" href="https://www.gelecekpostasi.info/wp-content/uploads/2019/09/sony-xperia-2-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-1674" src="data:image/gif;base64,R0lGODlhAQABAAAAACH5BAEKAAEALAAAAAABAAEAAAICTAEAOw==" data-layzr="https://www.gelecekpostasi.info/wp-content/uploads/2019/09/sony-xperia-2-1-1024x576.jpg" alt="" width="800" height="450" /></a></p>
<h3><strong>Asus </strong></h3>
<p>Özellikle Dizüstü bilgisayar markaları arasında güvenilirliği ve sağlamlığı ile ön plana çıkan Asus tam bir kapalı kutu. IFA’da hangi ürünleri tanıtacağına dair çok bilgi olmasa da ses özelliğinin ön plana çıktığı orta-üst segment dizüstü bilgisayarları Zenbook için yeni bir model ortaya çıkabilir. Düşük ihtimal de olsa akıllı telefonları Zenfone 6’ya arkadaş da gelebilir.</p>
<h3><strong>Huawei</strong></h3>
<p>Amerika ve Google’ın Android Play Store ambargosuyla uğraşan Huawei, bir yandan da IFA’da boy göstermeye hazırlanıyor. Güven tazeleme konusunda IFA, Huawei için önemli bir vitrin olacak. Amerikan krizinin büyümesi karşısında diğer batı ülkelerinde varlığını sürdürmeyi amaçlayan teknoloji devinden Mate 30 hamlesi gelebilir. Ancak gelse bile Çin ve Amerika arasındaki ticari savaş ve şu an için geçici ambargodan dolayı bu telefonlarda Google ürünleri kullanılmayabilir. Aynı zamanda akıllı telefon pazarındaki yükselişini sesli asistanla birleştirmek isteyen Huawei geçen seneki fuarda tanıttığı AI Cube (Alexa ile uyumlu 4G LTE sesli asistan) için 5G desteğini de duyurabilir. Bu seneki fuarın en heyecanlı taraflarından biri bence Huawei olacak.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a target="_blank" href="https://www.gelecekpostasi.info/wp-content/uploads/2019/09/huawei-mate-30-ifa-2019.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-1675" src="data:image/gif;base64,R0lGODlhAQABAAAAACH5BAEKAAEALAAAAAABAAEAAAICTAEAOw==" data-layzr="https://www.gelecekpostasi.info/wp-content/uploads/2019/09/huawei-mate-30-ifa-2019.jpg" alt="" width="660" height="371" /></a></p>
<h3><strong>INTEL – AMD Savaşı</strong></h3>
<p>Evet bu savaş uzun yıllardan beri var. Çocukluğumda bile hatırladığım işlemci konusundaki büyük rekabet hala devam ediyor. Bu kısımda çok büyük gelişmeler olmayacak gibi ancak yeni nesil  Xbox Project Scarlett ve PlayStation 5’in işlemcisi konusunda duyurular olabilir. O yüzden yeni nesil konsolların işlemci yapısını şekillendirecek bu önemli gelişme hakkında AMD’nin Ryzen 3000 CPU’sunu duyarsak şaşırmayalım. Öte yandan fuar Intel içinse durgun geçecek gibi duruyor.</p>
<h3><strong>LG (Basın Toplantısı: 5 Eylül Perşembe, Orta Avrupa Saat Dilimi 10:00 A.M)</strong></h3>
<p>LG, fuar başlamadan önce tanıtacağı yeni ürünlerin pek çoğunu duyurdu (Cinebeam 4K Projektör, Cinebeam Laser) o yüzden bu kısımda pek fazla sürpriz olduğunu söylemek zor, desem de inanmayın. Çünkü Sony benzeri bir “Save the Date” uyarısı daha var ki o da katlanabilir <a target="_blank" href="https://www.whathifi.com/news/lg-reveals-foldable-triple-screen-smartphone-in-ifa-teaser">Çift Ekranlı-Katlanabilir Smartphone’un</a> duyurusu olacak gibi ki sızan görüntülere bakılırsa bu telefon oldukça ilgi çekici bir tasarıma sahip. Smartphone kategorisinde tabiki bununla yetinmeyeceği düşünülen LG, geçtiğimiz sene tanıttığı <a target="_blank" href="https://www.techradar.com/reviews/lg-g7-one">G7 One</a> ve <a target="_blank" href="https://www.techradar.com/reviews/lg-g7-fit">G7 Fit’in</a> bir üst versiyonlarını da tanıtabilir. Bunlar dışında beyaz eşyadan laptopa, monitörden robotlara pek çok yeni teknoloji üreten LG sağladığı çeşitlilikle fuarın yıldızlarından biri olacak gibi.</p>
<p><a target="_blank" href="https://www.gelecekpostasi.info/wp-content/uploads/2019/09/lg-dual-screen-ifa-2019.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-1676" src="data:image/gif;base64,R0lGODlhAQABAAAAACH5BAEKAAEALAAAAAABAAEAAAICTAEAOw==" data-layzr="https://www.gelecekpostasi.info/wp-content/uploads/2019/09/lg-dual-screen-ifa-2019-1024x683.jpg" alt="" width="800" height="534" /></a></p>
<h3>DİĞER MARKALAR</h3>
<p><strong> </strong>Yukarıda bahsettiğim ve ürün çeşitliliği bakımından diğer büyük teknoloji şirketlerine göre bir adım önde olan sektörün ana markaları bu kadardı. Fuarda ön plana çıkacağını düşündüğüm diğer markalara da biraz daha özet bir şekilde yer vermek istiyorum:</p>
<ul>
<li>Fuarın ilk basın toplantısını yapacak olan <strong>Acer </strong>(4 Eylül) tahmin edileceği gibi PC tarafına yoğunlaşacak gibi. Özellikle gamer kitle için oldukça önemli olan <strong>Predator</strong> serisinin yeni üyesi duyurulabilir.</li>
<li>Uzun zamandır piyasada gözükmeyen <strong>Blackberry’nin</strong> yeni telefonuyla fuarda boy gösterip göstermeyeceği konusunda bir sürpriz olabilir ancak olmaması büyük ihtimal, bekleyip göreceğiz.</li>
<li><strong>Dell</strong> üst segment laptop serisi <strong>XPS’nin</strong> yeni versiyonunu duyurabilir.</li>
<li><strong>Fossil</strong> yeni akıllı saati Fossil Sport 2’yi tanıtacak. Peki Kors, Diesel, Armani buna nasıl cevap verecek? Akıllı saat üreticilerinin savaşı IFA’da yeni bir boyut kazanabilir.</li>
<li>5 Eylül’de öğlen 12 itibariyle <strong>Philips’in</strong> basın toplantısı var. Smart TV’de ön plana çıkacak ürünleriyle IFA’da ilgi çekeceği düşünülen markanın bu sene biraz küçülmeye gideceği konuşuluyor. Yani o eski şaşalı Philips standları bu fuarda olmayabilir. Tv ürünlerine ek olarak yeni kulaklık modellerinin de yer alacağı belirtildi.</li>
<li><strong>Panasonic</strong> herhangi bir basın toplantısı düzenlemeyeceğini duyurdu. Ancak Smart TV kategorisindeki Dolby Vision and HDR10+ özellikli TX serisi ilgi çekebilir.</li>
<li>Çin’li teknoloji şirketi <strong>Hisense’in</strong> standının makul fiyatlı tv kategorisi için farklı modellerle, alt segmentin uğrak yeri olacağı düşünülüyor.</li>
<li>Ülkemizde de sıkça tercih edilen ve ses kalitesi bakımından oldukça başarılı JBL markalı ürünlerin üreticisi <strong>Harman Kardon’da</strong> fuarda yer alacak. 6 Eylül öğleden sonra 2’deki konferansa pek çok müzik sevdalısının katılımı bekleniyor.</li>
<li><strong>Blackberry</strong> gibi uzun zamandır sektörde gözükmeyen ve HMD Global grup tarafından satın alınan <a target="_blank" href="https://www.pocket-lint.com/phones/news/nokia/149056-nokia-7-2-accidentally-revealed-confirming-circular-rear-camera-design">Nokia’nın da 7.2</a> modeliyle fuara merhaba demesi bekleniyor.</li>
</ul>
<p>Bir sonraki yazıya dek hoşçakalın!</p>
<p><a href="https://www.gelecekpostasi.info/business/ifa-2019-da-bizi-neler-bekliyor/">IFA 2019&#8217;da bizi neler bekliyor?</a><br />
<a href="https://www.gelecekpostasi.info/author/admin/">Mert Altuntaş</a></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.gelecekpostasi.info/business/ifa-2019-da-bizi-neler-bekliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Amazon Türkiye Resmen Açıldı</title>
		<link>https://www.gelecekpostasi.info/business/amazon-artik-turkiyede/</link>
					<comments>https://www.gelecekpostasi.info/business/amazon-artik-turkiyede/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mert Altuntaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 19 Sep 2018 12:38:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Business]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gelecekpostasi.info/?p=1192</guid>

					<description><![CDATA[<p><a href="https://www.gelecekpostasi.info">Gelecek Postası</a><br />
<a href="https://www.gelecekpostasi.info">Gelecek Postası - Dijital D&uuml;nya ve Sosyal Medya&#039;dan En Son Haberler</a></p>
<p>18 Eylül tarihinde resmi olarak açılacağı söylenen Amazon, bu sabah itibariyle Türkiye&#8217;deki hayatına başladı. Kutlu olsun! Dünyanın en büyük ticaret platformlarından biri olan Amazon gecikmeli de olsa Türkiye&#8217;ye adım attı.   https://www.amazon.com.tr/ linkine tıklayarak inceleyebileceğiniz sitenin açılması şerefine Amazon Türkiye ekibinin sıcak mesajı bizleri karşıladı. Rekabetçi fiyat, milyonlarca üründe bedava kargo, güvenli alışveriş ve profesyonel mobil uygulaması gibi özelliklerinin Türkiye&#8217;de fark yaratacağını düşünen marka, 10 farklı kategoride satışlarına başladı. Amazon Türkiye&#8217;nin CEO&#8217;su ise Sam Nicols oldu. Amazon Türkiye&#8217;nin gelişiyle pek çok kullanıcı yorumu da beraberinde geldi. Herkesin asıl merak ettiği şey olan fiyatlandırma konusunda kimi kullanıcı hayal kırıklığı uğradığını belirtirken kimi ise </p>
<p><a href="https://www.gelecekpostasi.info/business/amazon-artik-turkiyede/">Amazon Türkiye Resmen Açıldı</a><br />
<a href="https://www.gelecekpostasi.info/author/admin/">Mert Altuntaş</a></p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://www.gelecekpostasi.info">Gelecek Postası</a><br />
<a href="https://www.gelecekpostasi.info">Gelecek Postası - Dijital D&uuml;nya ve Sosyal Medya&#039;dan En Son Haberler</a></p>
<p>18 Eylül tarihinde resmi olarak açılacağı söylenen Amazon, bu sabah itibariyle Türkiye&#8217;deki hayatına başladı. Kutlu olsun!</p>
<p>Dünyanın en büyük ticaret platformlarından biri olan Amazon gecikmeli de olsa Türkiye&#8217;ye adım attı.   <a target="_blank" href="https://www.amazon.com.tr/">https://www.amazon.com.tr/</a> linkine tıklayarak inceleyebileceğiniz sitenin açılması şerefine Amazon Türkiye ekibinin sıcak mesajı bizleri karşıladı. Rekabetçi fiyat, milyonlarca üründe bedava kargo, güvenli alışveriş ve profesyonel mobil uygulaması gibi özelliklerinin Türkiye&#8217;de fark yaratacağını düşünen marka, 10 farklı kategoride satışlarına başladı. Amazon Türkiye&#8217;nin CEO&#8217;su ise Sam Nicols oldu. Amazon Türkiye&#8217;nin gelişiyle pek çok kullanıcı yorumu da beraberinde geldi.</p>
<p>Herkesin asıl merak ettiği şey olan fiyatlandırma konusunda kimi kullanıcı hayal kırıklığı uğradığını belirtirken kimi ise fiyatların uygun olduğunu belirtti. Özellikle Apple ürünleri ve diğer teknolojik aletlerin Türkiye&#8217;deki diğer sitelerdeki satış fiyatlarından oldukça hesaplı bir fiyata satılması dikkat çekti. Kargo için MNG kargo ile anlaşan firmanın Standart ve Express teslimat olarak iki seçeneği bulunacak. Standart teslimat <strong>4,90 TL</strong> ancak <strong>100 TL</strong> ve üzeri alışverişlerde bedava olacak. Ancak <strong>100 TL</strong> ve üzeri alışveriş yapıp Express teslimat seçeneğini seçerseniz otomatik olarak <strong>7,90TL&#8217;lik</strong> bir ücret ödemek zorunda kalacaksınız.</p>
<h3>Beklentileri karşıladı mı?</h3>
<p>Fiyat konusu yukarda da belirttiğim gibi tüketicinin başlıca merak ettiği konu. Amazon hakkında ne kadar bilgiye sahipsiniz bilmiyorum ancak şunu belirtmeliyim ki Amazon&#8217;da <strong>&#8220;Herşey yarı fiyatına!&#8221;</strong> gibi bir durum söz konusu değil. Elbette fırsatlar sekmesi ve indirimli ürünler kısmında oldukça uygun fiyatlı ürünler bulunmakta ancak olayı abartıp <strong>&#8220;Başka bir yerde baktığım üründen sadece &#8230; kadar ucuz&#8221; </strong>diyenler hayal kırıklığına uğrayacaktır.</p>
<p>Amazon&#8217;un ön planda olduğu asıl konu müşteri memnuniyeti ve müşteri-satıcı arasında daha şeffaf, daha güvenli bir ilişki kurması. Yani aldığınız bir ürün konusunda sorun yaşadığınız takdirde Amazon size değiştirme ya da para-iade seçeneğini sunup mağduriyetinizi en kısa sürede çözme konusunda oldukça tecrübeli. Sırf bu özelliği bile kalitesiz üründen ağzı yanan birçok mağdur müşteriyi rahatlatacak, daha güvenli bir biçimde alışveriş yapmalarını sağlayacaktır.</p>
<p>Bir diğer farklılık ise artık alışveriş yaparken ürünleri diğer e-ticaret siteleri gibi 3. parti satıcılardan da satın alabiliriz Amazon&#8217;un kendisinden de. Sol paneldeki satıcı türünden belirleyebileceğiniz bu özellikte Amazon&#8217;un satışını yaptığı ürünlere de göz atmanızı öneririm. Hem ürün kalitesi hem de fiyat-çeşitlilik açısından Amazon&#8217;un kendi sattığı ürünlerin bir adım önde olduğunu düşünüyorum. Ayrıca herhangi bir ürüne tıklayıp detay sayfasına gittiğinizde aynı ürünün farklı satıcılardaki fiyatları da oldukça şık bir biçimde size sunuluyor.</p>
<p>Amazon&#8217;un gelişiyle beraber ülkemizdeki kitapseverlerin yabancı kitap tedarik etmeleri de daha kolay olacak. Şu an seçenekler çok kısıtlı ve ilk kullanıcılar bu konuyu eleştirmişler ancak zamanla yabancı kitap çeşitliliği artacaktır. Fiyatları da uygun olursa bu kategorinin Amazon Türkiye açısından epey karlı olacağını düşünüyorum. Zamanla geleceğine inandığım diğer ürünler ise Amazon ile özdeşleşen <strong>Echo, Prime, Kindle</strong> gibi ürünleri. Şu an Türkiye sitesinde satışı olmayan bu ürünlerin olmaması da kullanıcılar açısından olumsuz bir gelişme. Ancak ben yine bu konunun zamana bırakılması gerektiğini düşünüyorum.</p>
<h3>Sonuç Olarak Biraz Sabır</h3>
<p>Kabul edelim ki Amazon&#8217;un Türkiye pazarına girişi dört dörtlük olmadı ancak dünyanın en büyük E-Ticaret zincirine biraz daha zaman tanındığı takdirde ortaya güzel işler çıkacağını düşünüyorum. O yüzden <strong>&#8220;Gerçek Amazon bu değil&#8221; </strong>tarzı yorumlar yapmadan önce bir müddet sabredilmesi gerektiğini düşünüyorum. Son söz olarak ürün iade ve müşteri memnuniyeti konusunda dünya markası olan böyle bir markanın gelişi ülkemizdeki diğer e-ticaret devlerini de etkileyecektir. N11, Gittigidiyor, Hepsiburada gibi devler gelen rekabetle beraber müşterilerini daha iyi hizmet verebilmek için yarışacaklar, bu da biz müşterilerin işine gelecek.</p>
<p>Bir sonraki yazıya kadar hoşçakalın&#8230;</p>
<p><a href="https://www.gelecekpostasi.info/business/amazon-artik-turkiyede/">Amazon Türkiye Resmen Açıldı</a><br />
<a href="https://www.gelecekpostasi.info/author/admin/">Mert Altuntaş</a></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.gelecekpostasi.info/business/amazon-artik-turkiyede/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mark Zuckerberg Neden Yargılandı?</title>
		<link>https://www.gelecekpostasi.info/business/zuckerberg-neden-yargilandi/</link>
					<comments>https://www.gelecekpostasi.info/business/zuckerberg-neden-yargilandi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mert Altuntaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Apr 2018 19:39:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Business]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gelecekpostasi.info/?p=754</guid>

					<description><![CDATA[<p><a href="https://www.gelecekpostasi.info">Gelecek Postası</a><br />
<a href="https://www.gelecekpostasi.info">Gelecek Postası - Dijital D&uuml;nya ve Sosyal Medya&#039;dan En Son Haberler</a></p>
<p>Dünya&#8217;nın en zenginleri arasında gösterilen ve Facebook&#8217;un kurucusu olan Mark Zuckerberg geçtiğimiz salı günü yargılandı. Cambridge Analytica skandalı ile paralel olarak kullanıcıların verilerini ve özel hayata dair bilgilerini satmakla suçlanan Zuckerberg, duruşma sırasında zor anlar yaşadı. Duruşma ve detayları Bildiğiniz gibi kişisel veri skandalı hem Facebook&#8217;un hisse değerlerini oldukça düşürdü hem de birçok kullanıcı bu duruma tepki amaçlı hesabını sildi. Bu olayın üzerinden çok geçmeden Facebook&#8217;un özel hayata müdahale ve kişisel bilgilerin mahremiyeti konusundaki ihlalinden dolayı kurucu Mark Zuckerberg&#8217;in senatörler tarafından yargılanması kararlaştırıldı. Facebook&#8217;dan da canlı olarak izlenen duruşmanın yaklaşık 5:30 saatlik videosunu aşağıda bulabilirsiniz. Duruşmada toplam 44 senatöre en </p>
<p><a href="https://www.gelecekpostasi.info/business/zuckerberg-neden-yargilandi/">Mark Zuckerberg Neden Yargılandı?</a><br />
<a href="https://www.gelecekpostasi.info/author/admin/">Mert Altuntaş</a></p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://www.gelecekpostasi.info">Gelecek Postası</a><br />
<a href="https://www.gelecekpostasi.info">Gelecek Postası - Dijital D&uuml;nya ve Sosyal Medya&#039;dan En Son Haberler</a></p>
<p>Dünya&#8217;nın en zenginleri arasında gösterilen ve Facebook&#8217;un kurucusu olan Mark Zuckerberg geçtiğimiz salı günü yargılandı. <a target="_blank" href="https://www.gelecekpostasi.info/sosyal-medya/elon-musk-facebook-hesabini-neden-sildi/">Cambridge Analytica</a> skandalı ile paralel olarak kullanıcıların verilerini ve özel hayata dair bilgilerini satmakla suçlanan Zuckerberg, duruşma sırasında zor anlar yaşadı.</p>
<h2>Duruşma ve detayları</h2>
<p>Bildiğiniz gibi kişisel veri skandalı hem Facebook&#8217;un hisse değerlerini oldukça düşürdü hem de birçok kullanıcı bu duruma tepki amaçlı hesabını sildi. Bu olayın üzerinden çok geçmeden Facebook&#8217;un özel hayata müdahale ve kişisel bilgilerin mahremiyeti konusundaki ihlalinden dolayı kurucu Mark Zuckerberg&#8217;in senatörler tarafından yargılanması kararlaştırıldı. Facebook&#8217;dan da canlı olarak izlenen duruşmanın yaklaşık 5:30 saatlik videosunu aşağıda bulabilirsiniz.</p>
<p><iframe loading="lazy" width="800" height="450" src="https://www.youtube.com/embed/qAZiDRonYZI?feature=oembed" frameborder="0" allow="autoplay; encrypted-media" allowfullscreen></iframe></p>
<p>Duruşmada toplam 44 senatöre en fazla 4&#8217;er dakika olmak üzere soru sorma hakkı verildi. Zuckerberg duruşma esnasında oldukça zorlayıcı sorularla karşılaştı ve kamuoyunun genel kanısına göre bu testlerden geçemedi. Sorulara çok da tatmin edici yanıtlar veremeyen Zuckerberg&#8217;in gerek teknik gerekse de yöneticilik anlamında yetersiz kalması dikkat çekti. Kendisine sorulan sorulardan en ilgi çekicisi ise &#8220;Facebook&#8217;un akıllı telefonların mikrofonları aracılığıyla kullanıcıları dinleyip dinlemediği&#8221; oldu. Birçok kişi tarafından öne sürülen ancak ispatlanamayan bu soruya Zuckerberg kati bir şekilde &#8220;Hayır&#8221; cevabını verdi. Zuckerberg mikrofona erişimin sadece video çekimi yapıldığı zaman aktif olduğunu belirtti. Bu konuda öne sürülen iddiaların komplo teorisi olduğunun altını çizdi.</p>
<h3>Zuckerberg&#8217;in Savunması</h3>
<p>Facebook’daki veri sızıntısını önlemek için yeteri kadar çaba sarf etmediğini söyleyen Zuckerberg,  “Bu büyük bir hataydı. Benim hatamdı ve özür dilerim.” dedi. Senatörler tarafından Facebook&#8217;un, siyasal propoganda yapan Rus hesaplarını tanımlayamaması yüzünden de eleştirilen sanığa Facebook&#8217;un veri kullanımı ve paylaşmıyla ilgili terletici sorular soruldu. Zuckerberg&#8217;in bu sorulara savunması ise yaşanan olaylar sonrasında önlemlerin arttırıldığı yönünde oldu. Aynı zamanda 20 bin çalışanın güvenlik ve içerik görünümü için Facebook’ta görev alacağını da belirtti. Facebook&#8217;un kurucusu, “2016’da Rusların bilgi operasyonlarını tanımlamakta yavaştık. Seçimlere müdahale etmeye çalışacak ve yanlış bilgi yaymaya çalışacak sahte hesapları daha iyi tespit edecek yapay zeka aletleri oluşturduk.” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Facebook&#8217;un alacağı diğer bir önlemin ise data paylaşımını düşürmeye yönelik aksiyonların alındığı 2014 yılından önce erişim verilen uygulamalara detaylı bir şekilde denetlenmesi olacak. Bakalım ilerleyen günlerde dibi gören Facebook hisseleri eski günlerine dönebilecek mi? Dahası, prestijini kaybeden sosyal medya devi azalan güveni geri getirmede başarılı olabilecek mi?</p>
<p><a href="https://www.gelecekpostasi.info/business/zuckerberg-neden-yargilandi/">Mark Zuckerberg Neden Yargılandı?</a><br />
<a href="https://www.gelecekpostasi.info/author/admin/">Mert Altuntaş</a></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.gelecekpostasi.info/business/zuckerberg-neden-yargilandi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
